Ana Sayfa :  İletişim |

 
++ www.alanya.bel.tr          
Alanya

Tarihçe »  

Tarihi Yerler »  

Doğal Güzellikler »  

Etkinlikler »  

Ekonomik-Sosyal Yapı »  

Rakamlarla Alanya »  

Resimlerle Alanya »  

Seçtiklerimiz »  

Belediye

Belediye Başkanı »  

Belediye Tarihi »  

Organizasyon Şeması »  

Meclis Kararları »  

Komisyon Kararları »  

Meclis Zabıtları »  

Tanıtım Faaliyetleri »  

Projelerimiz »  

Alanya İmar Durumu »  

Stratejik Plan »  

Faaliyet Raporları »  

Hizmet Standartları Tablosu Ek-1 »  

Hizmet Standartları Tablosu Ek-2 »  

Encümen Kararları »  

 
 
ORUÇ TUTMANIN FAYDALARI
 
İnsanlık tarihinin en eski kendi kendini disiplin altına alma yöntemlerinden biri olarak kabul edilen oruç bir tedavi ve evrensel bir ibadet şeklidir. Semavi olan ve olmayan bütün dinlerde farklı şekillerde oruç ibadetinin olduğu bilinmektedir.
Oruç tutmanın, amaca ve dinsel inançlara göre farklı olmak kaydıyla belirli sürelerle; hiç bir şey yememe ve içmemek, bazı şeyleri yememek ve/veya içmemek, hiçbir şey içmemek, cinsi yakınlık kurmamak, çalışmamak, konuşmamak gibi çeşitli şekilleri vardır. Oruç açlığa eşdeğer olarak algılanmamalı çünkü açlık her ne kadar fazla yemek ve içmek kadar insan sağlığını bozmasa da uzaması halinde ölümle sonuçlanabilir. Oruçta amaç ise sağlığın daha da iyileştirilmesidir.


Ramazan ayı boyunca Ülkemiz nüfusunun 25–30 milyonun oruç tutmakta, geriye kalan kesimin büyük çoğunluğu ise oruç tutamasalar bile ramazan ayına uygun düşecek şekilde yaşantısında bir takım ılımlı değişiklikler yapmaktadır. Ramazan ayı boyunca yeme –içme, uyuma, düşünüş tarzı, kişisel ve toplumsal davranışlarımızda önemli oranda farklar yaşanmakta, özellikle yeme –içme ve uyuma düzeninin değişmesine bağlı ilk günlerde yaşanan uyum sıkıntısı atlatıldıktan sonra orucun biyolojik bedenimize, ruhsal yapımıza ve sosyal ilişkilerimize olan olumlu etkileri ortaya çıkmaya başlamaktadır.


Dünya Sağlık örgütünün (WHO ) bugün kabul ettiği tanıma göre sağlık ;’’kişinin bedensel, ruhsal ve sosyal olarak tam bir iyilik halinde olmasıdır ‘’ şeklinde tarif edilmektedir. İslam usullerine göre tutulacak orucun insan sağlığı üzerindeki etkilerini yukarıdaki sağlık tanımı dikkate alınarak açıklamak gerekirse;


Orucun Biyolojik Bedene Etkisi: Birçok hastalık da ilk belirtilerden biri iştahsızlıktır. Bu durum yiyeceklerden uzak durulması gerektiğine dair vücudumuzun doğal bir uyarısıdır. İştahsızlık döneminde vücudumuz oluşmuş toxic(zehirleyici madde) maddeleri dışarı atmakla meşguldür denilmektedir, bu doğal uyarı dikkate alınarak ülkemizde pek yaygın olmasa da farklı ülkelerde bazı hastalıklarda oruç bir tıbbi tedavi olarak kullanılmaktadır. Toksik(zehirli) maddeler ve yeterince atılamayan atık maddeler 11 ay boyunca vücudumuzun sistem ve organlarında birikmekte ve vücut fonksiyonlarımızda bir takım bozulmalara, ani ya da ilerleyici hastalıklara neden olabilmektedirler.


Yeterli ve dengeli yenerek tutulan oruçta, orucun biyolojik bedene yararlarını maddeler halinde belirtirsek;


Sindirim sistemi, salgı bezleri sistemi, kan dolaşımı sistemi, solunum sistemi ve sinir sistemi bir dinlenme sürecine girer vücuda zarar veren ve birikmiş durumda olan zararlı maddelerin oluşumunun azalması ve vücuttan atılımının artması nedeniyle, bu maddelerin vücutta birikmesi neticesinde oluşabilecek, birçok yeni başlamakta olan ya da kronik hastalık önlenmiş olur,


—böbrek ve karaciğerin ciddi sorunlarını iyileştirici etki yapar,
—mide ve bağırsak sorunlarında oldukça yarar sağlar, mide asidinde azalmaya bağlı iyileşmeler görülür,
— egzama ve diğer bazı cilt hastalıklarında kalıcı iyileşmelere neden olabilmektedir,
—kalp yükü azalıp ve kalp enerji üretimi arttığından kalp ritim bozukluğu ve yetmezliği olan hastalar daha rahat olabilmektedir,
— karaciğer yağlanması engellenmekte ve mevcut yağlanma azalmaktadır,
—boşaltımı sağlayan organların dinlenmesi sağlanır,
—insanın yaşlanmasından sorumlu olan dört molekül(kortizol-insülin-glikoz-serbest radikaller) oruç esnasında azalmaktadır, bu nedenle hücre ve dokuların gençleşmesi sağlanır.
— yapılan araştırmalar neticesinde ramazan ayı boyunca kalp damarlarında tıkanmalara neden olan kan yağında (total kolesterol) % 7,9- % 12,2 oranında, koroner kalp hastalıkları riskini arttıran yağların depo şekli trigliserid miktarında % 30 azalma olduğu tespit edilmiştir. Ülkemizde ölüm sebepleri arasında kalp hastalıklarının birinci sırayı aldığı hatırlanmalıdır.
—uykudan sahurda uyanma ile beyin sabaha karşı fazla miktarda salınan kortizol’ün etkisinden kurtulacağı için depresyon tedavisi görenlerin tedavilerinin olumlu etkilemesi beklenebilir,
—kilo ve kan basıncında azalma tespit edilmiştir,
— ramazan ayı boyunca yeterli ve dengeli beslenme konusuna uyum için bir fırsat yaratılmış olabilir, bu alışkanlığın devam etmesiyle daha sağlıklı bir yaşam sürdürülebilir.
—alkol ve sigara gibi vücuda zarar veren madde kullanımlarının bırakmakılması sonucu bir takım faydalar sağlanabilir.


Orucun ruhsal ve sosyal etkileri;
*Kişi gece almış olduğu oruç tutma kararını gündüz yerine getirebiliyor ise
iradesini kullanmış olmakta,
*Yeme- içme, uyuma ve diğer bazı davranışların değişmesine bağlı kişi bir
çeşit stres durumunu yaşamaktadır. Oruçta stres durumu yaşanılarak kişinin
stresle mücadeleye hazırlanmasına olanak sağlanmakta, stres egzersizi
yapılmaktadır.
*Oruç tutan kişide mizaç değişikliği olur, kişiler daha az canlı bir
görünümdedir, oruçlularda hırs azalması, toleransın artması, yarışmanın terk
edilmesi yaşanmaktadır. Oruçlular sosyal kişiliklerini ikinci plana almakta
kendilerine yönelip mistik yönden zenginlik kazanmaktalar.
*Yediklerimiz ve içtiklerimiz beyin kimyamızı değiştirerek davranışlarımızı
değiştirebilmektedir, alkol ve sigara, uyuşturucu madde alımı gibi vücuda
zarar verici maddelerin bırakılması ya da azaltılması sonucu kişinin beyin
kimyasında olumlu değişikliklere ve buda kişinin olumlu davranışlar
yapmasına neden olur.
* Oruç insanın şefkat, merhamet ve anlayış duygularını geliştirir.
*Ramazanla beraber ön yargılar ve küskünlükler ortadan kalkar, toplumsal iletişim artar.
*Günlük hayatın getirdiği kaygı, öfke, sinirlilik, saldırgan ve kırıcı davranışlar gibi olumsuz stres faktörlerini, orucun sabır özelliği dizginlediğinden dolayı toplumda olumsuz ve zararlı davranışlar azalmaktadır.


Kimler oruç tutamaz?
*ileri derecede yaşlı ve ergenlik çağına gelmemiş çocuklar,
* Hamile olan hanımlar,
*çok zayıf ve ileri derecede anemik olanlar, vücut direnci düşük olanlar,
*tüberküloz mikrobu taşıyanlar,
*ileri derecede peptik ülseri ve ishali olanlar,
*böbrek yetmezliği olanlar,
*kalp krizi geçirenler,
*migreni olanlar,
*ilerleyici kas hastalığı olanlar,
*şiddetli nezle ve grip geçirenler,
* kanser, kalp, yüksek tansiyon, diyaliz, şeker, epilepsi, alzheimer,
parkinson hastaları ile gün içinde düzenli ilaç kullananması gereken
hastaların tedavileri oruç tutmak ile aksayacaksa oruç tutmalarının
sakıncalı olduğu belirtilmektedir. Hastalığı nedeniyle oruç tutulup-
tutulamayacağını hasta mutlaka hastalığını takip eden doktoruna sorması
gerekmektedir


Ramazan Ayında önerilen genel beslenme şekli:
Ramazan ayında, oruç tutan kişilerin yeme –içme şekli ve uyuma zamanları değiştiği için diğer sistemleriyle beraber mide ve sindirim sistemi farklı çalışmaya başlar, bu nedenle yemek yerken birçok şeye dikkat etmek gerekir.


* Yaklaşık 12 saat dinlenmeye çekilen mideye aniden yüklenmek, sindirim sorunlarına neden olabilir. Orucu hafif yiyeceklerle açın, portakal suyu, greyfurt suyu, elma suyu ile ya da sebze çorbası ile açılabilir.3–5 dakika aradan sonra tercihen süt ürünleriyle devam edip yavaş yavaş katı gıdalara geçilmeli.


* Lokmaları küçük alıp yavaşça ve mutlaka 15–20 kez çiğnenmeli,
* Ramazan ayı süresince yapılan başlıca beslenme hatalarından biri de az meyve yemektir. Günde en az 2 porsiyon meyveyi çiğ ya da komposto olarak tüketilmeli.
* Ramazan ayında kişinin tatlı ihtiyacı artabilir. Bu gereksinim kalorisi azaltılmış tatlılarla giderilmeli. Yağlı ve ağdalı tatlılar yerine hoşaf, komposto veya sütlü tatlılar yenilmeli.
* İftar sırasında yemekle birlikte çay ve kahve içmek yemeklerden alınan vitaminleri öldüreceğinden bu içecekleri yemekten bir süre sonra içmenizde yarar var.
* Ramazan'da kilo vermek istiyorsanız günlük almanız gereken kaloriyi iftar ve sahur öğünlerine paylaştırın. Sebze ve meyve gibi düşük kalorili besinlere ağırlık verilmeli. Hareketsiz kalmayın. İftardan sonra mutlaka yürüyüş yapılmalı.
* Mutlaka sahura kalkın. Bu şekilde hem aç kaldığınız süre azalır hem de metabolizmanız daha az yavaşlar. İftarla sahur arasında 3 öğün yemeğe dikkat edilip, az tuzlu ve yağlı yemek tercih edilmeli.
* Kolesterolünüz yüksekse ve oruç tutuyorsanız kırmızı et ve tereyağı tüketimini sınırlamanız, haftada en az 1–2 kez balık ve kuru baklagil yenilmesi gerekiyor.
* Oruç tutarken vücut uzun süre susuz kalacağı için, iftar ve sahur arasında bol su içmeye özen gösterin.
* Su içmek bağırsak ve böbreklerin çalışmasını hızlandırır. Ancak yemek esnasında su içmek, sindirim sistemini bozabilir. Yemeklerden önce ve günde 2–2,5 litre su içilmeli.
* Ramazan'da sigara tiryakilerinin çoğu, iftar yemeğine başlamadan hemen bir sigara içer. Aç karnına içilen sigaranın zararları çok daha fazla olduğu için, yemekten önce sigara içilmemeli.
*Meşrubat türü içecekler, şarküteri ürünleri ve salamuralı yiyecek tüketilmemeli.


Hazırlayan;
Dr.Mehmet ÇAM
Alanya Belediyesi Tabibi


Yararlanılan Kaynaklar;
Oruç ve Sağlık (2000 Akçağ Kitabevi),Prof.Dr. Cemal ÇEVİK
Doğru Beslen Formda Kal, Epsilan yayınları, 2006,Prof.Dr. Metin ÖZATA
 
Sağlık ve Sosyal Hizmetler : Diğer Başlıklar
24.02.2012 ALANYA BELEDİYESİ ENGELSİZ PARK VE YAŞAM MERKEZİ HİZMETLERİ
14.12.2010 ENGELİLERE YÖNELİK YÖNETMELİK
16.07.2009 ENGELLİ HAKLARI
15.01.2009 KAN BAĞIŞI HAKKINDA
28.01.2008 SOĞUK ALGINLIĞI VE GRİP
28.12.2007 ALANYA BELEDİYESİ GÖNÜL PINARI
10.10.2007 ÖLÜ DEFİN RUHSATLARI HAKKINDA DUYURU
26.09.2007 YARDIMA MUHTAÇ VATANDAŞLARA YÖNELİK SUNULACAK SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER
e-Belediye

»

ASKO Abone İşlemleri
» Emlak Vergisi İşlemleri
» Elektronik Başvuru
» Belge Örnekleri

»

Hizmet Masası
   
Haberler

BİNA YÖNETİCİLERİNİN (SORUMLULARININ) DİKKATİNE
ALANYA BELEDİYESİ ASANSÖR MUAYENELERİNİ YAPMAK ÜZERE AŞAĞIDAKİ KURULUŞA YETKİ VERİLMİŞTİR. »»

2464 SAYILI BELEDİYE GELİRLERİ KANUNU
2464 SAYILI BELEDİYE GELİRLERİ KANUNU ve SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI'NIN İZMİR- URLA BELEDİYESİ İLE İLGİLİ ÖRNEK KARARI »»

SERVİS ARAÇLARI HİZMET YÖNETMELİĞİ
ALANYA BELEDİYESİ SERVİS ARAÇLARI HİZMET YÖNETMELİĞİ »»

ZABITA MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN ESNAFLARA DAĞITILAN UYULMASI GEREKEN KURALLAR
VİTRİN UYGULAMASI VE DİĞER KURALLAR »»

ALANYA BELEDİYESİ DENETİMLİ ÖZEL HALK OTOBÜSLERİ ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ
ALANYA BELEDİYESİ DENETİMLİ ÖZEL HALK OTOBÜSLERİ ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ »»

RESTAURANTLARDA YAPILMASI GEREKEN ENGELLİ TUVALETİ STANDARDI.
RESTAURANTLARDA YAPILMASI GEREKEN ENGELLİ TUVALETİ STANDARDI »»

T.C. ALANYA BELEDİYESİ SU ve KANALİZASYON MÜDÜRLÜĞÜ
Adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre binalara ve dairelere verilen numaralarınızı öğrendikten sonra abone adres bilgilerinizi Su ve Kan. Müdürlüğü’ ne (Belediye Binası – 2. Kat ) gelerek mutlaka güncelleyiniz »»

SAYAÇLARIN PERİYODİK MUAYENELERİ
ÖLÇÜ VE ÖLÇÜ ALETLERİ MUAYENE YÖNETMELİĞ HÜKÜMLERİNE GÖRE SAYAÇ VE SAYAÇLARIN PERİYODİK MUAYENELERİ DETAYI için EKİ TIKLAYABİLİRSİNİZ. »»

İŞLETMELER İÇİN RUHSAT ve DENETİM FORMLARI
İşletmeler için Ruhsat ve Denetim Formları »»

Sanal Buluşma
» Alanya Haber Grupları
 

e-Card
Sevdiklerinize Alanya Kartları Gönderin

 




Telif Hakları
© 2002
Alanya Belediyesi'ne aittir.
Alıntı yapılamaz, izinsiz kullanılamaz

Tasarım ve Barındırma
Leartes Bilgi İşlem Ltd. Şti.